Kehribarın Söylediği Sessiz Hikayeler

Bir diğer adıyla amber olan kehribar,çam sakızının fosilleşmiş halidir.Birkaç milyondan başlayıp 300 milyona kadar yükselir yaşam süresi.

Böcek bilimciler için bulunması zordur ve çok değerlidir.Çünkü birçok çeşitte böcekler bu kehribarların içinde korunmuştur.Normal şartlarda hiç iz bırakmama ihtimali olan böcekler,kehribarların yüksek sıcaklıklara kadar dayanabilmesi ve hemen kırılmamasıyla beraber fazla iyi korunmuş ve böcek bilimcilerinin sorularını da yanıtlıyor.

Böceklere bakılırsa,milyonlarca sene önceki ortamı,böcek-bitki etkileşimlerini,o zamanlarda bu böcekler vasıtasıyla taşınan hastalıkları kavrayabiliriz.Kehribar yatakları dünyanın her tarafında yer alır.Rus kutup bölgelerinde de.15 milyon yıl önceki bir ağacın yaprağı bu reçinelerde korunamadı ancak bu zamanda Dominik Cumhuriyeti adlı yerde kehribardaki palmiye böceği,yaşadığı zamanlarda aynı bölgede palmiye ağaçlarının yer aldığının büyük ispatıdır.Aynı zamanda yusufçuk böceği,şayak sineği de yer aldıkları yerlerin bir zamanlar sucul olduğunun göstergesi.

Bu böceklerin bazıları hastalık taşımıştır.Reçineleri mikroskopla incelediğimizde hastalık vektörleriyle karşılaşabiliyoruz.Bu iyi bir olay sebebi ise ilkel bir sıtma mikrobuyla enfekte olan tatarcık sinekleri,yalnızca hangi hastalık olduğunu aktarmıyor bize.Bununla beraber sıtmanın en az 100 milyon senelik evrimsel bir geçmişe sahip olduğunu,mikrobunun sinekler vasıtasıyla gönderildiği ilk konakçı organizmaların,dinazorları da içeren sürüngenler olduğu söyleniyor.Mezozoik Zaman’ın son zamanları olan Kretase nihayet görülen kehribarlar o zamanlar bu gibi hastalıklara yakalandığını ve muhtemelen tükenmelerinde bu hastalıkların rol oynadığını gösteriyor.

Konuşamasalar da aslen tüm kehribarların sessiz hikayeleri var.Bulunduğu dönemin bitki örtüsünü,canlılar arasındaki bağlantısını,hastalıkları milyon seneler sonra bize aktaran hikayeler.Aslında zaman makinesi olan kehribarlar ile birlikte antik dünyayı idrak edebiliyoruz.

Yorum Bırakın

*